Memur hakkında aynı anda hem disiplin ve hem de ceza kovuşturması birlikte yürütülebilir mi?

657 sayılı Kanunun “cezai kovuşturma ile disiplin kovuşturmasının bir arada yürütülmesi” başlıklı 131’inci maddesinde yapılan düzenlemeye göre;

” Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez.

Memurun ceza kanununa göre mahküm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.

160 sayılı Devlet Personel Dairesi Kurulması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kuruluşlarda çalışan personel hakkında; görevden doğan veya görevi sırasında işledikleri suçlarla kişisel suçları sebebiyle Cumhuriyet savcıları veya sorgu hakimlikleri veya Memurun Muhakematı Hakkında Kanun uyarınca yetkili kurullarca yapılan soruşturma sonunda düzenlenen takipsizlik, meni muhakeme, iddianame, talepname veya lüzumu muhakeme karar suretleri ile ilgili mahkemelerce verilen kesinleşmiş karar suretleri bu personelin bağlı olduğu bakanlık veya kurum veya kuruluşa gönderilir.”

657 sayılı Kanunun “ceza kovuşturması sırasında görevden uzaklaştırma” başlıklı 140’ncı maddesine göre;

” Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138 inci maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler.”

657 sayılı Kanunun “disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125’inci maddesinin son fıkrasına göre;

” Yukarıda yazılı disiplin kovuşturmasının yapılmış olması, fiilin genel hükümler kapsamına girmesi halinde, sanık hakkında ayrıca ceza kovuşturması açılmasına engel teşkil etmez.”

Yukarıda yer alan düzenlemeler dikkate alındığında; ceza kovuşturması disiplin kovuşturmasına etki etmez. Memur hakkında, disiplin soruşturmasının yapılmış olması, fiilin genel hükümler kapsamına girmesi halinde, sanık hakkında ayrıca ceza kovuşturması açılmasına engel teşkil etmez. Ceza kovuşturmasının başlaması da disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanunlarına göre mahküm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel değildir. Aynı olaydan ötürü memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktirmemekte, memurun ceza kanununa göre mahküm olması veya olmaması, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel teşkil etmemektedir. Disiplin hukuku, ceza hukukundan bağımsızdır. O nedenle, soruşturmaya yetkili amir, hakkında ceza kovuşturması açılmış bir fiilden dolayı, disiplin soruşturması açılmasına karar verebileceği gibi karar vermeyebilir de. Keza bir fiil hakkında ceza kovuşturmasında takipsizlik kararı verilirse veya yargılama neticesinde sanık beraat etse bile, sanık memur hakkında disiplin soruşturması açılabilir. Çünkü bir fiil ceza hukuku bakımından suç oluşturmasa bile, disiplin hukuku bakımından suç oluşturabilir.

Konu ile ilgili genel kural, disiplin soruşturması ile ceza kovuşturmasının birbirinden bağımsızlığı ilkesidir. Bu ilke yukarıda bahsedilen kanun maddelerinde açıkça düzenlenmiştir. Kanunun 125/son maddesinde “ceza kovuşturmasının bağımsızlığı”; Kanunun131’inci maddesinde “disiplin soruşturmasının bağımsızlığı” ilkesi kabul edilmiştir.

Konu hakkında;

Danıştay Sekizinci Dairenin bir kararında (T: 26.01.2005, K: 2005-238, E: 2004-3157) özetle; 657 sayılı Kanunun 131’inci maddesine göre memurun Ceza Kanununa göre mahküm olması ya da olmamasının disiplin cezasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, disiplin hükümleri bakımından memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelikte ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğu anlaşılan davacıya adli yargıda suç sayılan fiili nedeniyle delil yetersizliğinden beraat etmiş olduğuna bakılmaksızın devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı;

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun bir kararında özetle (T: 04.02.2010, E: 2006/1045, K: 2010/134); lise öğretmeni olan davacı hakkında disiplin amiri olan okul müdürü tarafından hem soruşturma yapılıp hem de ceza verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı;

Danıştay Onikinci Dairenin bir kararında ise (T: 04.02.2011, E: 2010/64, K: 2011/474) özetle; disiplin soruşturması ve yargılaması, ceza soruşturma ve kovuşturmasından bağımsız ve ayrı olduğundan ceza yargılamasında kullanılamayan veya kullanılmayan bir kısım delillerin disiplin soruşturması ve yargılamasında kullanılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı;

Danıştay Onikinci Dairesinin bir kararında özetle (T: 16.05.2013, E: 2010/1494, K: 2013/4059); ceza mahkemesince delillerin takdiri ve suçun niteliği yönünden yapılan değerlendirmede uygulanan ilke ve kurallar, disiplin hukuku açısından uygulanan kurallardan farklı olduğundan, aynı suç ile ilgili olarak ceza mahkemesince, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle verilen beraat kararlarının disiplin hukuku açısından bağlayıcı olmadığı, bu nitelikteki beraat kararının disiplin cezası uygulanmasına engel oluşturmayacağı,

Yönlerinde hüküm tesis ettirilmiştir.

Bununla beraber Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 10.06.2022 tarih ve 3842049 sayı ile aynı minvalde vermiş olduğu görüşü de bulunmaktadır.

Sonuç olarak; aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olmasının disiplin kovuşturmasını geciktiremeyeceğini ve memurun ceza kanununa göre mahküm olması veya olmaması halleri disiplin cezasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğini değerlendirmekteyiz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*